| Saç Dökülme Türleri |
|
|
|
1- Androgenik alopesia (AGA)Kadın ve erkeklerde ortaya çıkan fizyopatolojisi tam olarak aydınlatılmamış bir tür saç kaybıdır. Saç kaybının en sık sebebi androgenetik alopesidir. Diğer adıyla erkek tipi saç dökülmesi olarak bilinir. Tüm dünyada (erkekler %90-95 ve kadınlarda %50) en sık rastlanan saç dökülmesi tipidir.
Androgenetik alopesia genellikle ergenlik döneminden sonra ortaya çıkan
genetik olarak da yatkın olan kişilerde ve öncelikle alın bölgesindeki
saç çizgisinin çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip
açılmasıyla ortaya çıkan durumdur. Tüm saçlı deriyi kaplayabileceği
gibi, büyük sıklıkla şakaklar ve ense bölgesini etkilemez. Buna neden
olan Dihidrotestosteron (kötü testosteron) adlı hormondur. DHT bir
androgen hormon olan ve erkeklik hormonu olarak bilinen testosterondan
oluşur. Testosteronun saç foliküllerine zararlı bir etkisi yoktur. Saç
dökülmesi testosteron hormonunun 5 alfa redüktaz enzimi tarafından daha
aktif olan Dihidrotestesterona (DHT) dönüşümü ile olmaktadır.
b- Androgenetik dökülmenin mekanizması Saçlı deride iki tür kıl folikülü bulunmaktadır. Tepe bölgesindeki saç folikülleri andogenlerden etkilenir. Ensedeki ve yanlardaki saç folikülleri androgen hormonlarından etkilenmezler. Testosteron 5 alfa redüktaz enziminin Tip I ve Tip II izoformlarının etkisiyle DHT'ye dönüşür. DHT saç folikülleri üzerindeki reseptörlere bağlanarak bir dizi metabolik olay başlatır. Anagen evre kısalır, telogen evreye geçiş hızlanır, folikülde daralma meydana gelir, kalın saçlar tüysüleşir Bu olayların sonucunda saç dökülmesi ortaya çıkar. Genetik yapı, hormonlar ve yaşlılık Erkek tipi saç dökülmesi üzerine etkili faktörlerdendir. c- erkek ve kadın arasındaki fark Androgenetik saç dökülmesi hem erkekleri hem de kadınları etkileyen ortak bir sorundur. Ancak erkeklerde kadınlardan çok daha sık görülür. Erkelerin %90-95 'inde görülürken kadınların %50 'sinde görülmektedir. 2-Telogen effluvium Telogen effluvium uzun süren bir periyod boyunca saçın yaygın olarak incelmesi ve dökülmesidir. Genellikle bir kaç ay öncesinde neden olabilecek bir dış etmen olabilir. Çoğu zaman bu tarz saç dökülmelerine neden olabilecek etmenlerle hayatımız boyunca hepimiz karşı karşıya gelmekteyiz. Bazen gribal enfeksiyon ve üzüntü bile saçlarımızın dökülmesine neden olabilir. 3-Alopesi Areata Alopesi Areata (saç kıran), nedeni henüz tıpta belirlenememiş olan, vücudun kendi savunma mekanizması ile ilgili sorunlardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hastalığın genetik bilgilerle ilintisi olduğu ispat edilmiş olmasına rağmen ilk yamanın oluşmasına sebep olan ateşleyici etkenin vücuda giren bir virüs mü yoksa savunma mekanizmasına bağlı bir bozukluk mu olduğu henüz aydınlatılamamıştır. Vücut saç foliküllerini tanımaz ve onlara saldırır. Hastalarsa hastalık nedenini sıklıkla stres ve kaygıya bağlarlar. Hastalık, ani olarak saç derisinde hiç iz bırakmadan ve birden bire vücudun verdiği bir sinyalle, saç hücrelerindeki aktivitelerin durmasına bağlı saçsız kalan yamalar ( 2-3 cm çapında madeni para büyüklüğünde) şeklinde başlar. Hastalık, eğer bütün saç derisindeki saçların kaybına yol açmış ise Areata totalis, bütün vücuda yayılmış ise Areata universalis adını alır. 4-Difüz Alopesi Kafa derisinin her tarafında yayılmış vaziyette dökülme olur. Difüz Alopesi, çeşitli ateşli hastalıklar (anjin, tifo veya frengi), enfeksiyonlar, ilaçlar, hormonlar, hamilelik gibi pek çok nedenle meydana gelebilir. Hastalık saç derisinin geneline hakim olduğu için ileri evrelere dek fark edilmeyebilir. Genellikle Telogen effluvium ile seyreder. 5-Anagen effluvium Anajen effluvium radyasyona veya bazı kimyasal maddelere temas sonrası meydana gelen ani saç dökülmesine verilen addır. Bu tip saç dökülmesi en çok kanser hastalarına uygulanan kemoterapi veya radyoterapilerden sonra görülmektedir. Bu vakalarda saç kökleri dinlenme evrelerini atlar ve maruziyeti takiben 1-3 hafta içinde ani saç dökülmesi meydana gelir. Kemoterapinin neden olduğu anagen effluvium çoğunlukla geri dönüşümlüdür. Ancak radyoterapi kaynaklı saç dökülmelerinde geri dönüşüm hemen hemen imkansızdır. 6- İlaca bağlı saç dökülmesi Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, yüksek A vitamini kullanımı, bazı retinoidler ve bazı doğum kontrol hapları saç dökülmelerine sebep olabilir. Bu dökülmeler genellikle ilaç kullanımının son bulmasıyla saç dökülmesi de sonlanır. 7-Stres ve saç dökülmesi Başlı başına stres de genel saç dökülmelerine sebep olur. Kişi psikolojik sıkıntılarını kişisel ya da ailesel sorunlarını bir dermatolojik problem halinde yansıtabilmektedir. Saç dökülmesi ve stres arasında iki çeşit ilişki söz konusudur: Birinci ilişki nörotik bir ruhsal yapının desteklediği görünürde organik bir neden olmaksızın stresin körüklediği saç dökülmeleri oluşabilir. Bunun altında yatan esas olay psiko-nöroendokrin sistem ile immun sistem arasındaki karmaşık etkileşmedir. İkinci ilişki ise saç dökülmesi sonucu oluşan görünüme karşı kişinin geliştirdiği psikolojik reaksiyonlardır. Saç dökülmesi kişide vücut imajını zedeleyecek bireysel, psikolojik bozukluklara ve hatta psikososyal olumsuzluklara yol açabilmektedir. Çözümlenmeyen psikolojik baskılar kılcal damarların daralmasına sebep olarak kan dolaşımını yavaşlatır. Beslenemeyen saç hücreleri de buna bağlı olarak aktivitelerini yavaşlatır ve saç dökülmeye başlar. Saçı dökülen insanlarda yapılan çeşitli psikolojik ölçümler benlik duygusu, vücut imajı, öz saygı, kendine güven gibi duyguları etkilediği ortaya çıkmıştır. 8- Yanlış uygulamalar Saça uygulanan kimyasal maddeler ve kozmetik ürünler saç ve saçlı deride istenilmeyen ve kalıcı olabilen hasarlara yol açabilir. - Saçı temizlemek için kullanılan şampuanlar: Piyasada var olan birçok şampuan türü farklı şekillerde formüle edilir ve ticari olarak normal, kuru, yağlı, harap olmuş saçlar ve boyalı saçlar için formüle edilmiş olarak satılırlar. Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar eğer günlük olarak kullanılırsa saçta kurumaya yol açarlar. Bazı ürünlerin içindeki maddeler saçlı deride irritasyon veya alerjik dermatite neden olabilir. Ayrıca ikisi ( krem şampuan) bir arada olan ürünler saçlara zarar verebilir. - Saç Boyaları: Tedrici renklendirme yapan saç boyalarının kontak dermatit yapma özelliği azdır ancak sert, kırılgan, cansız saça neden olduklarından zararlı olabilirler. Saçın aminoasit bağlarına zarar verirler. Ayrıca saçta kalan metal artıkları kalıcı boya ve perma solüsyonunun uygulamasını zorlaştırır. Böyle bir uygulamada yapılırsa saçın kırılmasına neden olur. Kalıcı boyalar saç şaftına oldukça zarar veren bu işlem sonucunda saç gövdesinden ağırlık kaybı olur ve böylece saç zayıflar ve kırılabilir hale gelir. -Saçı şekillendirmek için, saçın taranması, fırçalanması, jel, sprey, köpük sürülmesi gibi işlemler yapılmaktadır. Saçın arka bölgeye sıkı bir şekilde toplanması ya da kıvırarak saçın düzleştirme çabası ile sıkça taranması saç dökülmesine neden olabilir. -Masaj yapılması, saçı şekillendiren sprey, jel, parlatıcı gibi maddelerin aşırı kullanımı saç şaftında şişliklere yol açan ve boncuk saç diye tanımlanan bir durum yaratabilir. -Sıklıkla kadınlarda, saçları sıkıca bağlama ve benzeri uygulamalar da saç dökülmesine neden olabilir. Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Alıntılayın | Okuma Sayısı: 1013
|
||||
| < Önceki |
|---|





Yorumsuz
